Pandemi süreci yaşanırken ve devam ederken insanların değişim içinde olabileceğini, değişebileceğini, elinde var olan güzel şeyleri tutup, bir başka güzelliğe yönelip, kendisiyle hesaplaşıp, çirkin olanları çöpe atabileceğini düşünmek yanıltıcı bir şey galiba? Çirkinliğe dünyalarında o kadar çok yer vermişler, içselleştirip kemikleşmiş köşelerine o denli yerleştirmişler ki, bu da öze yapışmış kalmış. Bunun farkında bile değiller.
Kimse değişmedi, değişmiyor, değişmeyecek!
Bazı insanlar kendi kozaları içinden çıkıp, kelebek olmayı planlarken, kimisi tırtıl kalıp değişimi reddediyor. Katı ve kalıplaşmış kabuklarında kendileri için yaşıyorlar.
Sevgiyi yaşadıysan ve hala hissederek yaşıyorsan, sevginin etrafında dönen, dönmesi gereken tüm olumlu değerleri de en iyi şekilde ortaya koyarsın. Özen, nezaket, saygı, dikkat, netlik, merhamet, minnettarlık, şefkat, bağışlayıcılık, doğru söz, adalet, esneklik, iyimserlik… Lügatta ararsan anlamlarını bulabilirsin, eğer sana bir şey ifade ederse…
İyimser, olgun ve sevgi dolu bir insan (özellikle büyükler demiyorum?) küçüklere örnek olarak, yolculuklarına devam etmeli!
Kin ve nefretle yaşıyorsan, hoşgörü dünyana uğramadıysa, olumsuz enerjilerle besleniyorsan o, seni obez (!) yapar.
Ve yanı sıra o süreçte temizlenen her şey (virüs hariç), yerini bir önceki pisliğe, kirliliğe, yığıntıya, vurdumduymazlığa bıraktı.
Kişiliğiniz söylediğiniz ve yansıtmaya çalıştığınız değil, neyi hangi kararlılıkta, titiz, dürüst, özenli, saygılı, nazik ve en önemlisi tüm bu değerleri ne kadar bildiğiniz, değer verdiğiniz ve sürdürebildiğiniz içsel sevgi ve güzelliktedir, yani tamamen çıktığınız yollarda nasıl yürüdüğünüzdür.