Sevgi mi?
Yahu sahi sevgi ne, ayak altına düşürülen mi, ortalıkta dolaştırılan mı, yoksa özel
yerlerde saklanan mı?
Yüreğime soruyorum, o da diyor ki; yüreğinde sakladığın,
gördüğünde, hatırladığında ışık ışık gözlerle baktığındır.
İnsan sevgisi, hayvan sevgisi, doğa sevgisi…
ABD’de 13 yaşında bir genç-çocuk Kaan, dernek kurmuş, adı
“Kids4 Community”. Yürümeye başladığından bu yana hep birilerine yardım etmeyi
öğrenmiş ve uygulamış. Belki de yürekten gelen bir el vermekle doğmuş, kim
bilir? Her ne ise ve şimdi ABD bu genci konuşuyormuş. Amacı, dernek adına
yardım toplayıp, ihtiyacı olanlara destek olmak…
Babam bırakın ağaçları, yapraklarına bile zarar gelsin
istemezdi. Biz çocukken ve meyvaları koparmaya çalışırken “meyvayı elinizle
tutun nazikçe kıvırarak koparın, incitmeyin, eğer çekerek koparırsan incecik
dallar da kopar ve sonraki senelerde küser, size meyva vermez” derdi.
Hayvanlar, ailem için özeldi ve benim için de çok özeller.
Koca kafalı beyaz kuzumuzu biberonla besler, okuldan gelirken köpeğimiz gibi
bizleri karşılaması, merdiveni bizimle birlikte çıkması unutulacak gibi değil.
Ağaca yaslanıp, okuduğum kitaplarda onların pati izleri var. Ve her sabah
perdeyi açtığımda cam kenarında bekleyen güvercin, kumru ve serçeleri görmekte
ayrı güzellik. Onları sessizce sever, saygıyla yaklaşırım, ürkütmeden…
Sevgimde sınır çizilmemiştir, dayatmam, diretmem hiç
yoktur.
Sevgide süzülerek yürümeyi severim…