11 Mayıs 2017 Perşembe

Başka Pencere

Son zamanlarda kara-çirkin suratlar, pislik atmalar, cehaletin karanlık yüzü, sığ yapılardaki saygısız çirkeflikler, kadir kıymet bilmezlerin sayfa sayfa boy gösterdiği yaşamda, gururla sohbetini yaptığımız konu bizleri mutlu etmeye yetti.

Sevgili Reyhan abla, beni/bendeki potansiyeli gördüğü için 17 yaşımda yetimler yurduna götürmüştü. Oradaki çocuklar hep belirli yaşlardaki insanları görmekten sıkılmışlar. Genç, güler yüzlü, dinamik birinin onlara kitap okumasını istemişler. O da beni namzet görerek davet etmişti. Birkaç kez gittim. İdealist bir gençtim. Dünyayı değiştirebilirim diye düşünenlerden!.. Bir aile ortamım olsa da babası olmayan insanları çok daha iyi anlayabilirdim.

Çisem’i tanıdım, onunla abla kardeş olmak istedim. Bacağına protez takılması için yardımcı olmaya çalıştım. Reyhan abla ile birlikte hastaneye götürdük, o protezi reddetmişti, sevgiyi reddettiği gibi… O dönemlerde yurtta olan çocukların iki yönlü boynu bükük halleri benim yüreğimi sızlatmıştı ve bir daha da gitmedim. Kırılgan insanlar böyle ortamlarda daha da kırılgan oluyor ve inciniyor. Reyhan abla da uzun zaman emek verdikten sonra direnişlerden yorulup uğraşmaktan vazgeçmişti.

Yıllar yılların üstünü kapatırken, hatırlanan ve aranan bir Çisem’in izi Ayla abla sayesinde bulunmuş. Reyhan abla geçen hafta kahvaltıya geldiğinde anlattı. Çisem ile Datça’da görüşmüş. Çisem tabii ki büyümüş, eğilerek yürümekten dolayı iç organları kısmen hasar görmüş ve ameliyat olmuş. Şimdilerde daha az aksıyormuş. Üniversiteyi bitirmiş, yüzmede birincilikleri var. Mutlulukla yaşadığı bir de sevgilisi olmuş.

En etkileyici olan ise onlar dört arkadaş yaşları dolduğunda yetimler yurdundan ayrıldığında bir amca onlara sahip çıkmış, 5 krş kira parası almaksızın evinin bir tanesini tamamen onlara bırakmış. Ve oğluna vasiyet etmiş “ölürsem bu gençlere asla dokunulmayacak ve oturmak istedikleri kadar oturacaklar” demiş. Ve baba ölmüş, oğul babanın vasiyetini hiç ama hiç bozmamış.


Gözlerimizi dolduran bu gerçek, bizleri çirkinliğin sırıtan dişlerinden uzaklaştırarak güzel bakışlara bir başka pencere açtı. Ne mutlu bunları yaşatan ve böyle yaşayabilen insanlara…