Son zamanlarda kara-çirkin suratlar, pislik atmalar, cehaletin
karanlık yüzü, sığ yapılardaki saygısız çirkeflikler, kadir kıymet bilmezlerin
sayfa sayfa boy gösterdiği yaşamda, gururla sohbetini yaptığımız konu bizleri mutlu
etmeye yetti.
Sevgili Reyhan abla, beni/bendeki potansiyeli gördüğü için 17
yaşımda yetimler yurduna götürmüştü. Oradaki çocuklar hep belirli yaşlardaki insanları
görmekten sıkılmışlar. Genç, güler yüzlü, dinamik birinin onlara kitap
okumasını istemişler. O da beni namzet görerek davet etmişti. Birkaç kez
gittim. İdealist bir gençtim. Dünyayı değiştirebilirim diye düşünenlerden!.. Bir
aile ortamım olsa da babası olmayan insanları çok daha iyi anlayabilirdim.
Çisem’i tanıdım, onunla abla kardeş olmak istedim. Bacağına protez
takılması için yardımcı olmaya çalıştım. Reyhan abla ile birlikte hastaneye
götürdük, o protezi reddetmişti, sevgiyi reddettiği gibi… O dönemlerde yurtta
olan çocukların iki yönlü boynu bükük halleri benim yüreğimi sızlatmıştı ve bir
daha da gitmedim. Kırılgan insanlar böyle ortamlarda daha da kırılgan oluyor ve
inciniyor. Reyhan abla da uzun zaman emek verdikten sonra direnişlerden yorulup
uğraşmaktan vazgeçmişti.
Yıllar yılların üstünü kapatırken, hatırlanan ve aranan bir
Çisem’in izi Ayla abla sayesinde bulunmuş. Reyhan abla geçen hafta kahvaltıya
geldiğinde anlattı. Çisem ile Datça’da görüşmüş. Çisem tabii ki büyümüş, eğilerek
yürümekten dolayı iç organları kısmen hasar görmüş ve ameliyat olmuş.
Şimdilerde daha az aksıyormuş. Üniversiteyi bitirmiş, yüzmede birincilikleri
var. Mutlulukla yaşadığı bir de sevgilisi olmuş.
En etkileyici olan ise onlar dört arkadaş yaşları dolduğunda
yetimler yurdundan ayrıldığında bir amca onlara sahip çıkmış, 5 krş kira parası
almaksızın evinin bir tanesini tamamen onlara bırakmış. Ve oğluna vasiyet etmiş
“ölürsem bu gençlere asla dokunulmayacak ve oturmak istedikleri kadar
oturacaklar” demiş. Ve baba ölmüş, oğul babanın vasiyetini hiç ama hiç bozmamış.
Gözlerimizi dolduran bu gerçek, bizleri çirkinliğin sırıtan
dişlerinden uzaklaştırarak güzel bakışlara bir başka pencere açtı. Ne mutlu bunları
yaşatan ve böyle yaşayabilen insanlara…