20 Ocak 2013 Pazar

Yalan Dolan İnsanlar


Yaşam içinde insanlar, kendine yer edinebilmek için türlü hilelere başvuruyor. Yaş olarak olduğundan daha küçük, tahsil olarak bulunduğu eğitimin üstünde mezun, madde olarak bulunduğunun üstünde zengin, karakter olarak beş para etmez kişilikte. Aldığı maaşını hayat arkadaşından saklayan, kasasını dolandıran, bulunduğu çalışma ortamında olan pozisyonundan daha iyi mevkii de olduğunu söyleyen, birsürü hile ve düzenbaz ile bir arada olabilmek ne kadar zor ve yıpratıcıdır.

Kime neyi ispat etmeye çalışıyorlar çok merak eder dururum. Etrafimizda yaşayan, sinmeye çalışan bu insanlara göz yummak ise bizleri rahatsız eder, onlar ise yeni yalanları sıralamakla meşguller, kendileri inanıyor, var olan şeytani çirkinliklerini ve kapasitesizliklerini tertemiz insanlara bulaştırmaya çalışıyor bir de etraflarındakileri inandırmaya çalışıp, üste çıkıyorlar. Meyva vermeyi bırakın bir kenara, meyva veren ağaçları ellerinden geldiğinde taşlayıp duruyorlar.

Hep sormuşumdur kendi kendime ve anlayan güzel insanlara “nasıl rahat uyku uyuyorlar ve nasıl insanız diye dolaşıyorlar?” Başkalarını kandırmak çok kolay, yalanları inandırarak sıralarsın ama kendileri ile başbaşa kaldıklarında hesaplaşmaları yok mudur? Aynaya baktıklarında ne görürler acaba?  

Halbuki, bir bilseler; dürüstlük, açıklık , temizlik, göründüğü gibi olup, olduğu gibi görünenlere nasıl güzel bir duruş verir. Pırıl pırıldır yüzleri, dimdiktir duruşları, gözlerinin içi güler yalansız yaşamlarında. Onları rahatsız edecek hiçbir şey yoktur, hesapları-kitapları hep alnında yazılıdır, bakınca görürsün ve ince ince okursun.

Ama yalanlarla beslenenlerin duruşu bile eğri-büğrü, alt yapıdaki güvensizlikleri falsolarla, çirkin bir dünyanın işaretleri bedenlerinin her bir tarafını izlerle doldurmuştur, farkında değiller...