6 Kasım 2017 Pazartesi

Duygu

Hani birçoğunuzun bildiği bir kentsel dönüşümün gazabına uğramış olan evimizi gözleri yaşlı bir şekilde terk etmek zorunda kaldım. Hani anılarının hepsini beton yığınlarına, rant peşinde koşanlara, doğayı sevmeyenlere, ülkeyi, şehri, mahalleyi uzun uzun binalara terk etmek gibi bir şey bu. Bu şehri terk etmek fikri uzundur vardı, sancılı günlere teslim ettim kendimi ama yine uzatmaları oynamak zorunda kaldım. Kalırsan şu olur, gidersen bu olur, al şapka ver külah ye-nil-dimmmm…

‘Tebdili mekanda ferahlık vardır’ derler...

Depremde yıkılan evleri düşünürsün, ya altında kalanları... Sabahın ayazında kaldırımda yatan sokak köpekleri hep içimi acıtır, biraz ilerlersin başı çarşafın içinde, ayakları dışarıda sokakta yatan insanları görürsün ve düşünürsün. Sonra akılına 3 x 4 mt’lik hapishane duvarlarında, yaşam alanları tamamen kısıtlanmış, bir yatağın, minik bir plastik masa ve sandalyenin sığabildiği, 50 cm’lik elbise dolabının olduğu, içeriye en fazla 15 kitabın alındığı, gökyüzünü teller arasından seyredilen koyu-kahverengi, ruhu boğan demirli mekanları düşünürsün… Düşünceler bitmez… Şükür dersin, şükürrr! Tüm bunları beynine yükler, sıcacık bir yer bulur ve yerleşirsin. Huzur dediğin huzursuzlukların yatağında dolanır durur.

Neyse, hani mahalleli olmayı seversin ya! :) Bir emekli öğretmen kapıyı çalar, sempatik bir yüzle, ama biraz da merakla “bir şeye ihtiyacın var mı?” diye sorar. Yine mahalleli aynı apartman esnaflardan biri, elindeki paketleri alır asansöre kadar bırakır. “Yeni komşuya yardımız hiç değilse bu olsun” der. İçini sıcaklık kaplar. Sevgili arkadaşlarım her zaman sevgili olarak dünyamda var olacaktır. Ailem başka bambaşkadır, onların sıcaklığı hiç bitmez, her daim arkamda ve yanımdadır, yolları en güzele açılsın.

İlk kez kiracı olmak…
Kapı, elektrik düğmeleri, iç düzendeki zevkin ya da zevksizliğin içinde sempati ve sıcaklık yerleştirebilmek, yaşamı sevmek, zevklerinle, mütevazı bakış açınla her ortama uyum sağlamak ve ortamında cennet yaratabilmek kendi tatminimiz olmalı!