12 Aralık 2024 Perşembe

Bakar kör

Bazı insanlar bakar kör, aslında bakmıyorlar bile, sanki başka bir dünyada ruhunu arıyorlar... Sabit bir nokta dunyalari; yürek ve beyin kapalı. Boyle bir yasamda dusunmeleri, yaratmalari,  paylasmalari, kendilerini bir baska boyuta tasimalari mumkun mu sizce?

Güzelliklere bakmaktan kaçınıyorlar. Güzele ise kiskanclikla bakıyorlar. Biz de güzel olalım, güzelleştirelim, tertemiz olalım, güzellik yayalım, paylaşıp, mutlu olalim düşüncesi sanki unutulmuş.

16 Ekim 2024 Çarşamba

Boşluk...

Sevdiklerin uzaktadir, yakin olanlar da uzakta, ya da göçüp gitmiştir bu dunyadan. Canın birşey yapmak istemez; bomboş bakarsın duvarlara, halıya, konsola, televizyona. Boşluğu düşünürsün kocaman boşlukları... dolması için maddiyat mi, maneviyat mi gerekir, onu da bilemezsin. Boşalan boşluklar hiçbir zaman dolmaz sadece alışmış olursun, alismaya calisirsin yine kocaman boşluğa bakarak...

7 Eylül 2024 Cumartesi

Olabilmek...

Yine yazmak ve yazmak; anlatmaya başladığımdan bu yana yazmayı erteledim. Anlatamadıklarımı yine kağıt-kalem dostluğu ile paylaşmak istedim. Doldum, taşıyorum…

Düşünürüm; hiç diri diri kendinizi toprağa gömüp topakla toprak olabildiniz mi? Toprak altındaki böceklerle hiç konuşabildiniz mi?

Ya çiçek? 😊 Çiçek gibi saf, temiz, güzel ve doğallığın içinde mis kokabildiniz mi? Çiçeği koparırken onun neler yaşayabileceğini düşündünüz mü ya da menekşelere basıp ayağınızla ezerken onun nasıl acı çekebileceğini hissedebildiniz mi?

Ya ağaçlar? Onlara sarılıp ağladınız mı, dalları kesilirken, kolunuzun kesildiğini düşünüp yakarışlarınız gök yüzüne ulaşabildi mi? Yangında çatır çatır yanan ormanı hiç düşünebildiniz mi? Gerçekten oturduğunuz lüks koltuğunuzda TV izlerken bu acıyı düşünebildiniz mi? Onların yaprakları, dalları, gövdesi yanarken toprak altındaki köklerin haykırışları kulağınıza geldi mi? Hiç canından can koparken köklerin ıstırabını düşünebildiniz mi?

Ya hayvancıklar? Açken, susuzken, hastayken suratınıza acı acı bakarken böyle bir sahnede ne hissetiniz? Bunu gözlerinizle görüp, yaşamış olabilirsiniz ama o hayvancığın yüreği, sesi, acısı olabildiniz mi? Siz kapıyı kapatırken köpeğinizin arkanızdan nasıl baktığını, ne hissettiğini gözerinize yerleştirebildiniz mi? Eminim sadece sevimli tüylüleri kısa süreli severek, onları mutlu ettiğinizi, sizi hırsızlardan koruduğunu, depremi haber vereceğini düşünmek yetmiştir sizlere.

Ya özgürlüğü haksız yere elinden alinmis saygin insanlarin hücrelerinde ne yaptiklarini, genis genis yeryuzunde dolasirken, istediklerinizi yerken, içerken onlarin her konudaki mahrumiyetlerini düşündünüz mü? Özlemlerini içselleştirebildiniz mi? 

Toprağa sadece toprak, çiçeğe sadece çiçek, hayvana sadece hayvan, ağaçlara sadece ağaç insanların acılarına da sadece yüzeysel olarak bakan ey insanlar, gerçekten insan olabildiniz mi?

İnsan olmak meziyettir, fazilettir, merhamet, saygı, sevgi, empatidir… İnsanı insan gibi taşımak kocaman bir duygudur, duyarlılıktır. Bunu anlayabildiniz mi? Ne olursunuz farkındalığı yakalayın, bakıp geçmeyin. Toprak, su, çiçek, hayvan, ağaç ve insan olun. Aslında her şeyi kucaklayın, o yürek çırpıntılarını yüreğinizde hissedin ve onlar olun, onlarla yaşayın, anlayın, sevin.

Tüm bunlara ihtiyacımız var, insanlığa ihtiyacımız var, hep birlikte İNSAN gibi İNSAN olalım, duyalım, hissedelim ve evrenin varlıklarıyla bütün olarak yaşayalım.

 

9 Ağustos 2024 Cuma

Şanslarim...

Bir insanın birçok şansı vardır. Öncelikle ailesi, sonra dostları ve komşuları…

Aile sevgi verir, eğitir, en güzel ahlaki değerleri onlardan alırız, güven verir,  arkamızı döndüğümüz zaman biliriz ki; sapasağlam duruşlar vardır.  Biliriz ki, arkamız sağlamdır. Sığınacak en ılık, en sevgi dolu kucaklardır, rahatça ağlar rahatça mutluluğumuzu yaşarız. Hançerleri yoktur ve hiç olmamıştır.

 

Dostlarımız sıcacıktır, kendilerinden önce seni düşünürler. Her şeyini çekinmeden anlatirsin,  sırlarımızı sağa sola yaymayacaklarından eminizdir bu nedenle iyi kötü her şeyimizi rahatça paylaştığımız, önyargı ve yargının olmadığı atmosferimizde sevgi ve saygıyı koruruz. Eleştiri varsa,- ki olmalı da sadece bizim iyiliğimiz için yaptıklarından eminizdir. Sıcacık yaslanırız onların narin dünyalarına. Sığınılacak en anlamlı limandır. İşte o nedenle dostumuzdur. Sayısı az olsa da…

 

Komşularımız; şansımız varsa en yakınımızda bulunan sevgi dolu, paylaşımcı, güven veren, sığınacağımız kucaklardır. Abimin dediği gibi; “bir insanın bir insana güvenip evinin anahtarını vermesi ne güzel bir duygudur” Şükür ki öyleyim/öyleyiz. Bir anne gibi abla gibi seni düşünen Minnoş hanım abla, kızı Damla ve sevgili oğlu Togay. Gülizar hanım ve ailesini de yabana atmayacağım kadar saygı ve sevgim var.  İyi ki varsınız…

 

Aslında ben kendimi hep mutlu ve şanslı görenlerdenim. Ailem, dostlarım ve komşularımın sadık, zarif, duygulu ve duyarlı kollarında geceler boyu rahatça uykuya dalıp uyuyanlardanım.

Şu ana kadar yaşamıma giren düzgün insanlar beni hep bir basamak yukarıya çıkarmıştır ve çıkmaya da devam ediyorum.

 

Bana bir şey katmayan, katamayan, ruhunun karanlığı ya da yaşam yolculuğunda sadece kendi si ile kavgasını bitirememiş, ben duygusunu yenememiş nahoş yapısıyla mesafemi daha uzak platforma taşımama neden olanlara da farkındalığı yakalamasını, sakin ve huzurlu yaşama ayak basmasını diliyorum.

30 Nisan 2024 Salı

Bizi kimse duymuyor

"Bizi kimse duymuyor”

Ne anlamlı bir söz, duyduğumdan beri düşünür dururum. Kimsenin bizi duymaması ne demek?

İnsanlar o kadar kendine odaklı ki, -duymak ne kelime, işitmiyorlar bile- Bencilliğin kol gezdiği yaşamda; kendilerinden başka odaklandıkları hiçbir şey yok. Ne insan, ne canli, ne ortada dönen  durumlar onları ilgilendirmiyor. Bir tek

onların çok sorunu var, onlar en iyi, en güzel, en yoğun, en aktif, en en en… Eeee e en olmayanlar (!) ne yapıyor? Sessizliklerini efendice koruyorlar. Ta ki onları duyabilecek insanlar karşısına çıkıncaya kadar…

Küçücük dünya da varoluş ne kadar zor, kocaman dünyayı düşünmek bile istemiyorum. Hiç durmadan konuşan ve defalarca aynı şeyleri anlatanlarla muhabbet nasıl olur ki. Tıkanırsın, dinlemek zor gelir. Aaa anlatmıştın dersin, onu bile duymaz, anlamaz devam eder konuşmaya. Yapılarda bir sorun var, derinlik insanları ürkütüyor. Yüzeysel yaşamları içinde, sığ denizlerde yüzmeye devam ediyorlar.  Kimse bir iç dünyayı anlamak istemiyor, iç dünyanın travmalarını, güzelliklerini bulup çıkarmaya çalışmıyor, varsa yoksa kendileri ve kendi dış dünyaları, kime nasıl görünürsek bir yer, bir koltuk kaparız havalarında.

Naif dünyalar yalnız ve daha da çok yalnızlaşıyorlar. Aslında bakarsan kimse yalnız değil, bizim de gökyüzünde yıldızlarımız, ayımız, güneşimiz var. Ve oralardan bize göz kırpan, anlayan birileri var eminim.

Konuyu çok deşmek mi, deşmemek mi daha iyi bilemiyorum ama kimsenin bizi duymaması üzücü. Kulakları yıkatmanın da bir çare olacağını düşünmüyorum. 😊

Duyan insanlarla güzellik yaşamak dileğimle.

 

 

27 Aralık 2023 Çarşamba

Hesaplasmalar

Kendisinin farkında olmayıp, her şeyin en iyisini bildiğini sananlar. Hiç okumadan araştırmadan bilgiç ve bir uzman havasında konuşmaya başlayanlar.

Kibar insanları hiçe sayıp, onları zayıf ve ezik görenler.  Kusursuz olduklarını düşünüp, başkalarında kusur bulanlar.  Ahlakın ne olduğunu bilmeyen ama başkalarına ahlak dersi vermeyi sevenler. Empati ve anlayıştan nasiplerini almayanlar.


Başkalarının zevklerine, yaşam şekillerine, yaşamlarına karışanlar. Her zaman haklı ve doğru olduklarını düşünenler. Yalanlarını gerçekmiş gibi vurgulamaya çalışanlar. Karşılarındakini aptal kendilerini akıllı görenler.


Minnet, kadr kıymet duygusundan yoksun olanlar. Yüz yüze hesaplaşmadan, kendilerince başkalarını yargılayanlar. Dostluğu ve bir kahvenin tadını ve hatırını bilmeyenler. Duruşunu bukalemun gibi her ortama göre değiştirenler.


Özenti, taklit ve gösteriş peşinde olanlar. Karşısındaki insanın duygularını, düşüncelerini anlamayanlar ve anlamaya çalışmayanlar. Bakışlarıyla sinsiliğin gölgesinde yürüyenler. Menfaati ön plana çıkaranlar.


Hiç durmadan boş boş konuşanlar. Kişiliklerinin arkasına yapmacık kişilik koyup, en düzgün insan havası yaratmaya çalişanlar. Kocaman olmuş olmalarına rağmen ergen gibi davrananlar. 


Sevgi ve saygiyi dillerine dolayıp, ne olduğunu bilmeyenler. İnsanliği bir nebze dahi olsa düşünmeyenler. Doğayi ve varliklarini sevdiģini söyleyip, ona sahip çikmayanlar. Hain ve çirkin bakışlarına aynada hiç bakmayanlar...


Galiba tüm bunlardan yorulduğum, kırmamak için kırıldığım, kötü ruhlu insanları inatla iyi sanmaya ve onlar için efor sarfetmeye devam ettiğim için Zahide’den özür diliyorum, yani kendimden. 😊

 

11 Kasım 2023 Cumartesi

Zaman

Hiç bir konuda zaman kaybetmeyin. Çok ama çok kıymetli. 

Yüreğiniz her güzele, güzelliğe açık olsun. Sevin ve sevilin. Gun, hergun yeni seylere gebe, bekleyin ve gorun.