Bazen bomboş bakarsın, insanlara, doğaya, ekrana, telefona ve
yaşama…
Anlamsız dersin çekilen sıkıntılar, acılar, sevinçler, hırslar,
kinler, incitmeler, incinmeler…
Bir anlam ararsın yan sokakta, kumrunun kanadında, açan çiçeğin
renginde, kahkahanın tınısında, giysinin güzelliğinde, severek aldığın bir
minik objede,
okumaya çalıştığın kitabın sayfalarında…
okumaya çalıştığın kitabın sayfalarında…
Kafanı çevirirsin gökyüzüne, uzun uzun bakarsın.
Tenini bırakırsın düşecek yağmur damlalarına ya da bir kar tanesine, hafifçe ürperirsin bir anlama yaslanırcasına.
Tenini bırakırsın düşecek yağmur damlalarına ya da bir kar tanesine, hafifçe ürperirsin bir anlama yaslanırcasına.