28 Haziran 2018 Perşembe

Hesaplaşmak mı?


Tüm yaşananları yakın zaman içinde biraz daha sindirerek ve hatalarımızı görerek sıkı bir organizasyon ve disiplin içinde ele alsak daha iyi olmaz mı acaba?
Yıllarca yaptığımız hataları yapmaya devam etmemeliyiz. Aynı grup insanları biraz daha sağduyu ile yaklaşıp, yerden yere vurmak yerine daha doğru nasıl ilerleriz, ona bakmalıyız. Büyük burunla bakmaktan, bize benzemeyenleri küçümsemekten, vazgeçmeliyiz. Aman sendeciliği bir yere bırakmak gerekiyor, nasıl olsa bir yapan var diyemeyiz, yüzümüzü diğer tarafa çeviremeyiz. Çok bilmişliğin egoizmi ile hareket edemeyiz. Teorimiz varsa, pratiğimiz de olmalı! Mahallemizde kimler yaşıyor, kimlerle kol kola yürüyebiliriz, hangi anlamlı üretkenliği etrafımıza empoze edip, uygulamaya geçip, yeni, çalışkan, paylaşmayı bilen, artı değer katacak insanlarla yol alıp, çehreyi ve çevreyi değiştirebiliriz. Birlik, akıl, strateji ve ahlak yoksa ne yazık ki hiçbir şey olamaz.
Hep suç ve suçlu aramak ne kadar doğru? Bugünkü sonuçlar son iki aya ödetilemez. Sanırım yıllardır yapılan yanlışlara yumduğumuz gözler, önümüzde bulunan net görüntülere yeni açıldı. Ama biz hala aynı havanlarda aynı suları dövmeye devam ediyoruz. Konuş ve yaz tek yaptığımız bu, ne yazık ki daha öteye gidemiyoruz. Çevresini tanımayan, kimlerle yan yana olacağını, olması gerektiğini bilmeyen kapalı bir yapı içinde debelenip duruyoruz.
Ne yazık ki enerjimiz kendi içinde sıkışıp kalmış. Tembeliz…
Düzgün yaşam şeklimizi yitirdik. Hastayız…
Paylaşmayı unuttuk. Egoistiz…
Derli toplu olmayı unuttuk. Çirkiniz…