Bazen kalemi
durdurmadan yazmak istersin, ya da susmadan konuşmak ama elin sakin akan bir derede
olmak ve serin suyu hissetmek ister, onu bulandırmaya kıyamazsın.
Ana konular insanı
çok düşündürür ve hırpalar. Böyle bir süreç yaşanır, aslında bu süreç hiç
bitmez! Çok yüklendik yaşamı, konuları, soruları, sorguları, saygıyı, sevgiyi, özeni,
incelikleri düşündük ve düşündük!!! Elimizin tersini adamakıllı çalıştıramadık,
itemedik böylesi düzeni.
Hepimizin
rahatsızlığını duyduğu bu güruha katlanma ve Salinger’in gencinin katlanamama
sancılarını çok iyi anlıyorum.
Sonra gene
sevdiklerimiz adına geri dönüşleri yaşamamız ne kadar acı değil mi?