16 Ekim 2022 Pazar

Insanliğin Ölümü

Doğduk, büyüdük, yaşıyoruz...

Büyüdüğümüz günlerin, yaşamımızın her gününün sayfalarını tek tek çeviriyoruz. Farklı evrelerde hep hesaplasmamiz vardı ve yaşadığımız müddetçe de devam edecek. 

Uzun zamandır yaşadığımız her olay bizleri yürekten sarsıyor. Soğuk ve sicak savaşlar, terör, kazalar, sel baskını, deprem, kömür ocagi patlamaları, yakılan, yanan ormanlar, ölen, öldürülen tüm canlılar. 

Tüm bunlar olurken insanliğin ölümü de en acisi... Bile bile, önlem almadan ölüm üreten bizler. Çarpık, fanatik,  ruhsuz kişilikler. Dünya çapında üretilen ve insanın insana kullandığı silahlar, bombalar. "Insan haklari, kadin haklari...vs" dediğimiz yine insanlar tarafından ortaya konan sözleşmeler ve bunu yine ihlal eden bizler ve yine hakaretler, ölümler,  öldürmeler, yaralamalar, boğazlamazlar, işkenceler, tecavüzler. Bitmek tükenmek bilmeyen insan ve insanlik dışı davranislar.

Insanlığın ölümü, insan ve tüm canlilarin ölümünü getiriyor gözlerimizin önüne. Sayilara, yikimlara, talanlara bakinca bu yaşamdan hic birsey almamış milyonlarca insanla burun buruna, yüzyüze, aynı atmosfer içinde yaşamanın agirligi, çıplak tende kamçı yemiscesine acıyan hatta kanayan yüreğimiz. Durmayan çirkinlikler, tüm bunlarla hesaplasmayan susmayan çeneler. 

"Eşeğini sağlam kazığa bagla sonra Allaha emanet et" diyen atalarımız. Düşündük mu bu sözün anlamini? Edebiyat dersinde kompozisyon yazdığınmız çocuk yüreğimiz bile bunu o kadar güzel algilamis ki...Ama biz büyükler hala sözlerle insanları avutmaya çalışıyoruz. 

Küle döndürülmus bu yaşamı yasamak artık çok ağır geliyor bana ve ben gibi duyarlı insanlara...

Anka kusu gibi küllerimizden yeniden doğabilir miyiz acaba?

3 Ekim 2022 Pazartesi

Susmak

Sustum, sustun, sustuk ama birileri hep konuştu...

Susmak altindir, kibarliktir, edeptir, söz düellosuna yer vermemektir, seviyeyi korumaktır, saygıdır, kirmamaktir. 

Sinmek değildir. Kimse kimseden üstün, farklı ya da korkak degildir. Maddiyat ya da statü kimseye üstünlük sağlamaz, sağlamamali. Tek gerçek insanliktir! Insan olmanin erdemiyle hareket edebilmek, insan yapısına saygı duymaktır. Çirkinlikleri, vurdumduymazliği, saygısızlığı, ekarte edilmeyi, ikinci planda bırakılmayı, otekilestirilmeyi, degersizlestirilmeyi, ölmeyi, öldürmeyi kabullenmek degildir. 

Susmak ahlaktır, bilgidir, derinliktir!

Bize öyle öğretildiği için mi, aman edepsizle edepsiz olma denildiği için mi, kimse kırılmasın üzülmesin denildiği için mi susuyoruz? 

Kişi olarak sustuk, kücük aile, büyük aile, arkadaş ve iş  ortamında  da sustuk, toplum olarak sustuk ve susmaya devam ediyoruz. 

Hep sustuk, neden? Hep susmayi tercih ettik neden???

Susanlara ödül mü verildi? Hayır! Tam tersi susanlar hep ezildi, ezilmeye, hor görülmeye, değersiz olmaya, ölmeye mahkum edildi. Görmemezlikten, duymamazlıktan, anlamamazlıktan gelenler akilli olduklarini, susanlara karsi yol katettiklerini sanıp, kendilerini bir baska üst seviyelerde ya da dev aynasinda görürken, gün gelecek kafalarini kayaya çarpip kaybettiklerini anlayacaklar.

Böyle bir guruh, iç dünyalarin isyanda olduğunu anlamadilar, hissedemediler. O dunya bir gun cok guzel dile gelecek ve gümbür gümbür konusacak, bundan eminim. Sadece geçen zamana yazık etmiş olacağız. 

Artık susmayacağım ve beni kimse susturamayacak ve kimse de susmamalı!