Yine yazmak ve yazmak; anlatmaya başladığımdan bu yana yazmayı erteledim. Anlatamadıklarımı yine kağıt-kalem dostluğu ile paylaşmak istedim. Doldum, taşıyorum…
Düşünürüm; hiç diri diri kendinizi toprağa gömüp topakla toprak olabildiniz mi? Toprak altındaki böceklerle hiç konuşabildiniz mi?
Ya çiçek? 😊 Çiçek gibi saf, temiz, güzel ve doğallığın içinde mis kokabildiniz mi? Çiçeği koparırken onun neler yaşayabileceğini düşündünüz mü ya da menekşelere basıp ayağınızla ezerken onun nasıl acı çekebileceğini hissedebildiniz mi?
Ya ağaçlar? Onlara sarılıp ağladınız mı, dalları kesilirken, kolunuzun kesildiğini düşünüp yakarışlarınız gök yüzüne ulaşabildi mi? Yangında çatır çatır yanan ormanı hiç düşünebildiniz mi? Gerçekten oturduğunuz lüks koltuğunuzda TV izlerken bu acıyı düşünebildiniz mi? Onların yaprakları, dalları, gövdesi yanarken toprak altındaki köklerin haykırışları kulağınıza geldi mi? Hiç canından can koparken köklerin ıstırabını düşünebildiniz mi?
Ya hayvancıklar? Açken, susuzken, hastayken suratınıza acı acı bakarken böyle bir sahnede ne hissetiniz? Bunu gözlerinizle görüp, yaşamış olabilirsiniz ama o hayvancığın yüreği, sesi, acısı olabildiniz mi? Siz kapıyı kapatırken köpeğinizin arkanızdan nasıl baktığını, ne hissettiğini gözerinize yerleştirebildiniz mi? Eminim sadece sevimli tüylüleri kısa süreli severek, onları mutlu ettiğinizi, sizi hırsızlardan koruduğunu, depremi haber vereceğini düşünmek yetmiştir sizlere.
Ya özgürlüğü haksız yere elinden alinmis saygin insanlarin hücrelerinde ne yaptiklarini, genis genis yeryuzunde dolasirken, istediklerinizi yerken, içerken onlarin her konudaki mahrumiyetlerini düşündünüz mü? Özlemlerini içselleştirebildiniz mi?
Toprağa sadece toprak, çiçeğe sadece çiçek, hayvana sadece hayvan, ağaçlara sadece ağaç insanların acılarına da sadece yüzeysel olarak bakan ey insanlar, gerçekten insan olabildiniz mi?
İnsan olmak meziyettir, fazilettir, merhamet, saygı, sevgi, empatidir… İnsanı insan gibi taşımak kocaman bir duygudur, duyarlılıktır. Bunu anlayabildiniz mi? Ne olursunuz farkındalığı yakalayın, bakıp geçmeyin. Toprak, su, çiçek, hayvan, ağaç ve insan olun. Aslında her şeyi kucaklayın, o yürek çırpıntılarını yüreğinizde hissedin ve onlar olun, onlarla yaşayın, anlayın, sevin.
Tüm bunlara ihtiyacımız var, insanlığa ihtiyacımız var, hep birlikte İNSAN gibi İNSAN olalım, duyalım, hissedelim ve evrenin varlıklarıyla bütün olarak yaşayalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder