Bir insanın birçok şansı vardır. Öncelikle ailesi, sonra dostları ve komşuları…
Aile sevgi verir, eğitir, en güzel ahlaki değerleri onlardan alırız, güven verir, arkamızı döndüğümüz zaman biliriz ki; sapasağlam duruşlar vardır. Biliriz ki, arkamız sağlamdır. Sığınacak en ılık, en sevgi dolu kucaklardır, rahatça ağlar rahatça mutluluğumuzu yaşarız. Hançerleri yoktur ve hiç olmamıştır.
Dostlarımız sıcacıktır, kendilerinden önce seni düşünürler. Her şeyini çekinmeden anlatirsin, sırlarımızı sağa sola yaymayacaklarından eminizdir bu nedenle iyi kötü her şeyimizi rahatça paylaştığımız, önyargı ve yargının olmadığı atmosferimizde sevgi ve saygıyı koruruz. Eleştiri varsa,- ki olmalı da sadece bizim iyiliğimiz için yaptıklarından eminizdir. Sıcacık yaslanırız onların narin dünyalarına. Sığınılacak en anlamlı limandır. İşte o nedenle dostumuzdur. Sayısı az olsa da…
Komşularımız; şansımız varsa en yakınımızda bulunan sevgi dolu, paylaşımcı, güven veren, sığınacağımız kucaklardır. Abimin dediği gibi; “bir insanın bir insana güvenip evinin anahtarını vermesi ne güzel bir duygudur” Şükür ki öyleyim/öyleyiz. Bir anne gibi abla gibi seni düşünen Minnoş hanım abla, kızı Damla ve sevgili oğlu Togay. Gülizar hanım ve ailesini de yabana atmayacağım kadar saygı ve sevgim var. İyi ki varsınız…
Aslında ben kendimi hep mutlu ve şanslı görenlerdenim. Ailem, dostlarım ve komşularımın sadık, zarif, duygulu ve duyarlı kollarında geceler boyu rahatça uykuya dalıp uyuyanlardanım.
Şu ana kadar yaşamıma giren düzgün insanlar beni hep bir basamak yukarıya çıkarmıştır ve çıkmaya da devam ediyorum.
Bana bir şey katmayan, katamayan, ruhunun karanlığı ya da yaşam yolculuğunda sadece kendi si ile kavgasını bitirememiş, ben duygusunu yenememiş nahoş yapısıyla mesafemi daha uzak platforma taşımama neden olanlara da farkındalığı yakalamasını, sakin ve huzurlu yaşama ayak basmasını diliyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder