1 Kasım 2018 Perşembe

Saygı ve minnet duygusunu arka sıralara atanlar


Geçen hafta benim içimi burkan bir minik olay yaşadım.
Bir konu konuşmak üzere şirket yan komşumuz geldi, düzgün yapıda üst düzey yönetici ve patron. Bir şey içer misiniz diye sorduk, Türk kahvesi istedi. Bizim hanım kızımız 1 adet fincanla çıktı geldi, hafif sertçe masaya bıraktı. Bir de su alabilir miyiz diye rica da bulundum, arkasından su da geldi ve yine gayri nazik bir şekilde masaya bırakıldı. Konuşma uzayacağı için çay ikram etmek üzere mutfağa gittim. Elimde 2 çay ile birlikte nazikçe masaya bıraktım, diğer arkadaşımıza da şeker getirebilir misin dedim, yine sıradan bir şeker kabı ile geldi ve masaya bıraktı. Çünkü gelen benim misafirimdi, patronun değil!
Düşündüm, kürk her zaman yenebilir mi? Kürkü yersin belki ama ya insanlığı?
Ailemiz, bize, misafirlerimize her zaman özen göstermemizi öğütlemiştir.  Sunuşlarımız her kim olursa olsun, ayırım yapmaksızın aynı özende ikramda bulunulmuştur. Ayrıca bu özeni biz kendimize de gösteriyoruz. 

Küçük topluluklarda bunları öğretmeye kararlıyım.

Geçenlerde Trilye’ye gittik. Restoranda bir şeyler yiyoruz. Yaşlıca bir adam el arabasında, cılız ve titrek sesiyle, naylon poşet içinde nar, elma, ceviz ve kekik satıyor. O sese kıyamadım. Yavaşça kalktım elma ve nar aldım. Bedeli ödedim, amacım üstünü almamaktı...
Bana söylediği ise “Birinde 250 gr fazlalık var”
Yani, şimdi bu ne demek der gibi yüzüne baktım, “Peki o fazlalığı isterseniz alabilirsiniz” dedim, bekledim.
Eve geldiğimde her iki poşette 2’şer çürük nar ve elma. Olsun bu hiç önemli değildi.
Önemli olan ne biliyor musunuz?
Yine düşündüm, bunun adı “ayağı çarıklı mantığı mı, yoksa duyarlı bir yaklaşımı kazıklamak mı ya da bu düzene uyum sağlayan insanların topyekün elma ve ayva çürüğü gibi beş duyuda bıraktığı ve yayılmaya devam eden karakter çürümüşlüğü mü?

Gün yoktur ki, saygının yok edildiği bir durum yaşanmasın. Ya da haklara tecavüzün… Ya da çalışan şu beynimizin ve yüreğimizin almadığı alamayacağı durumları yaşamayalım, görmeyelim veya okumayalım…
Farklarla yaşıyorsak farkına varmamayı nasıl becerebiliriz ki…

TDK’ya göre edep:
edep, -bi    Ar. edeb
Toplum töresine uygun davranma: İyi ahlak, incelik, terbiye.
İlla edep illa edep. O yüzden Adabı muaşeret yani edepli toplum mutlu toplum demektir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder