24 Ekim 2018 Çarşamba

İnsan büyüyünce...

Genç yaşlarımızda dolu dizgin peşinde koştuğumuz arkadaşlıklar, her çeşit insan yapısı ile zengin görünmeye çalıştığımız durumlarımız… Ne güzel günlerdi dediğimiz, durmadan program yaparak kendimizi ve etrafımızdakileri eğlendirdiğimizi sandığımız günler… Özlere inmeden yürüdüğümüz, tökezlediğimiz, az yaralarla  aynı yollarda tekrar yürümeye devam ettiğimiz, tekrar tökezleyip tekrar yaralandığımız, en sonunda ağır yaralar aldığımızla kaldığımız günler…

Şimdilerde kendimize bakınca geride kalan bu günlere aynı duygu ve düşünceleri paylaştığımız arkadaşlarımızla birlikte teşekkür ediyoruz.

Tabii ki tüm bunlara hata diye bakmamamız gerekiyor. İşte renkli, aktif, salakça gördüğümüz bu yıllar bizi, zaman içinde az ve öz dostlara yönlendirdi. Hani derler ya, “bir dostun varsa mutlusun, iki dostun varsa çok mutlusun, üçüncüsü varsa şapkanı koy ve düşün hata sendedir” İşte bu kadar öz ve güzel anlatılır.

Süzgeçten geçirdiğin, deneyimlediğin yaşamın, ortada dönen karakter yapılarının farkına vardığın, aydınlık bir yürek ve kafa yapısı ile değerlendirdiğin, arkadaşlıklardan dostluğa sıcacık evrilen sakin, güvenli, huzurlu, anlamlı küçük ama geniş karelerde olmanın gururu dünyamıza yerleştirdiğimiz en güzel duygudur.

Sağlam duruş, özgüvenden kaynaklanır. Özgüven ise karakterin doğruluğunu yansıtır. İnsan büyürken şekil değiştirmiyorsa dostluklarda bir o kadar sağlam adımlarla yol alır.

Öze; özenle, ince duygu ve düşünceyle yaklaşan, sıcaklığını soğuklarda bile hissettiren tüm dostlarıma sevgimle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder