Korku duvarları içinde olanlar; o duvarlara bir tekme
atamayacak, sesini duvara bile yansıtamayacak kadar korkaklar. Gölgeleri düşse
akan suya ondan bile korkup kaçacak kadar kabuklarındalar.
Üst makamlardan, zenginden, patrondan, büyük ve lüks arabadan,
öğretmenden, ana ve babadan, iri-yarı insanlardan, kuştan, köpekten, kediden hatta
kendinden korkarak yaşamlarını pısırıkça sürdürmeye devam edenler…
Cesareti, kıvraklığı, iş bitirmeyi, aktif olmayı, bir kişinin
eğilmeden, doğru bildiklerinin arkasında durmayı, yaşama renk-ahenk ve işlerlik
sağlamanın bir erdem olduğunu unutanlardan rahatsızlıklarımız gün geçtikçe
artıyor.
Cehalet ise ayrı bir konu. Bir adım ileri gitmek istemeyen,
ezbere dayalı, sağdan soldan duyduğu safsatalarla kendini daha da aşağılara
çekmeyi hedefleyen yaratıklar. Dünyada, Türkiye’de ne mi olmuş, pek umurlarında
değil.
Çitle çekirdeği at yollara, izle abuk sabuk dizileri ve
programları, aktar sağa sola. Sonra gerçekmiş gibi oyunculara say dur.
Ve sonra takıl bir efendinin tükürük saçan sözlerine ve köleliğe
devam et.
Saygısız güruh da yollarda… Çarpa çırpa, tüküre-ata,
bağıra-çağıra, kaba-saba, zevksiz-renksiz-ışıksız bakışlarla…
Özele tecavüzcüler de her yanda… Zamana, hakka, mekana, ruha,
akla, bedene, zevke, sanata, tarihe, bilime, ilime, çocuğa, gence, yaşlıya, hayvana.
Müsaade istemeden adım atmak, atmaya çalışmak nasıl bir cürettir
ki…
Yargılayanlar... O, beni kıskandı, yan baktı, imalı söz etti,
böyle dedi, tarzımı beğenmedi, yaşam biçimime karıştı.
Gerçekten ama gerçekten artık katlanamıyorum. Birbirini
anlamayan, anlamaya çalışmayan, agresifliği cesurluk sanan sürekli dikenli tel
üzerinde oturup rahatsızlıklarını ortaya koyan insanlardan sıkıldım.
Salak yerine koymalarından bıktım.
Dinlemeyen sürekli konuşanlardan serseme döndüm... Dünyada sadece kendileri var ve sadece kendileri önemli. Dikkat etmedikleri,
dinlemeyi bilmedikleri, çarığın içine soktukları kafaları ile her konu
unutulmaya ve unutturulmaya mahkum (Bilmemenin, değerlendirememenin bilmişliğe
dönüştürülmüş egoizm ve sadizmi).
Kendilerini görmeyip, ha babam hassas konularda pislik
atanlardan gına geldi.
Düşünmeden konuşanlardan, ana konuları kapatmak için laf
cambazlığı yapanlardan, yüzleri hiç kızarmayanlardan, meşin meşin
dolaşanlardan…
Yalak(a)larda dolananlar, yıkananlar, her türlü pisliği içlerine
alıp, dışlarını aklamaya çalışanlar midemi bozdu, tiksinti ile bakmak bana
yakışmıyor ama gerçek bu ki, tiksiniyorum!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder