19 Eylül 2018 Çarşamba

Tahammülsüzlüklerimiz mi?


Korku duvarları içinde olanlar; o duvarlara bir tekme atamayacak, sesini duvara bile yansıtamayacak kadar korkaklar. Gölgeleri düşse akan suya ondan bile korkup kaçacak kadar kabuklarındalar.

Üst makamlardan, zenginden, patrondan, büyük ve lüks arabadan, öğretmenden, ana ve babadan, iri-yarı insanlardan, kuştan, köpekten, kediden hatta kendinden korkarak yaşamlarını pısırıkça sürdürmeye devam edenler…

Cesareti, kıvraklığı, iş bitirmeyi, aktif olmayı, bir kişinin eğilmeden, doğru bildiklerinin arkasında durmayı, yaşama renk-ahenk ve işlerlik sağlamanın bir erdem olduğunu unutanlardan rahatsızlıklarımız gün geçtikçe artıyor.

Cehalet ise ayrı bir konu. Bir adım ileri gitmek istemeyen, ezbere dayalı, sağdan soldan duyduğu safsatalarla kendini daha da aşağılara çekmeyi hedefleyen yaratıklar. Dünyada, Türkiye’de ne mi olmuş, pek umurlarında değil.
Çitle çekirdeği at yollara, izle abuk sabuk dizileri ve programları, aktar sağa sola. Sonra gerçekmiş gibi oyunculara say dur.
Ve sonra takıl bir efendinin tükürük saçan sözlerine ve köleliğe devam et.

Saygısız güruh da yollarda… Çarpa çırpa, tüküre-ata, bağıra-çağıra, kaba-saba, zevksiz-renksiz-ışıksız bakışlarla…

Özele tecavüzcüler de her yanda… Zamana, hakka, mekana, ruha, akla, bedene, zevke, sanata, tarihe, bilime, ilime, çocuğa, gence, yaşlıya, hayvana.

Müsaade istemeden adım atmak, atmaya çalışmak nasıl bir cürettir ki…

Yargılayanlar... O, beni kıskandı, yan baktı, imalı söz etti, böyle dedi, tarzımı beğenmedi, yaşam biçimime karıştı.

Gerçekten ama gerçekten artık katlanamıyorum. Birbirini anlamayan, anlamaya çalışmayan, agresifliği cesurluk sanan sürekli dikenli tel üzerinde oturup rahatsızlıklarını ortaya koyan insanlardan sıkıldım.
Salak yerine koymalarından bıktım.
Dinlemeyen sürekli konuşanlardan serseme döndüm... Dünyada sadece kendileri var ve sadece kendileri önemli. Dikkat etmedikleri, dinlemeyi bilmedikleri, çarığın içine soktukları kafaları ile her konu unutulmaya ve unutturulmaya mahkum (Bilmemenin, değerlendirememenin bilmişliğe dönüştürülmüş egoizm ve sadizmi).  

Kendilerini görmeyip, ha babam hassas konularda pislik atanlardan gına geldi.
Düşünmeden konuşanlardan, ana konuları kapatmak için laf cambazlığı yapanlardan, yüzleri hiç kızarmayanlardan, meşin meşin dolaşanlardan…
Yalak(a)larda dolananlar, yıkananlar, her türlü pisliği içlerine alıp, dışlarını aklamaya çalışanlar midemi bozdu, tiksinti ile bakmak bana yakışmıyor ama gerçek bu ki, tiksiniyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder