4 Kasım 2019 Pazartesi

Tasarruf


Yaşam hızla koşar adım yürüyüp gidiyor. İşte Kasım ayı bile geldi, sene bitmek üzere…
Taşlar, kumlar, dağ, tepe, cadde, sokak derken dolanıp durduğumuz yerlerde nasıl izler bıraktığına arkamıza dönüp bakmıyoruz bile…
Zamanın ayak izlerini kaybediyoruz, kendimizi kaybettiğimiz gibi…
Bakabilsek biraz daha akıllı, biraz daha duyarlı, biraz daha özenli, biraz daha düşünceli belki biraz daha BİZ olacağız.
Hoyratız!
Zamanı değer bilmezlere harcadığımız ve harcattığımız gibi tüm değerlerimizi de harcıyor ve harcatıyoruz ve hatta tüketiyor/tükettiriyor, hırpalıyor/hırpalatıyoruz.
Hey ben kimim? Hey sen kimsin?
Bunlara vereceğimiz cevapları; kendimize zaman ayırıp, sevgiyle ve sağlıkla sarmaladığımız bakışımızı, ruhumuzun derinliklerine yaymalıyız-ki, şifa bulalım/buldurtalım.

Şu ara en çok dikkat etmemiz gereken konu tasarruf etmek. Pahalılık aldı başını gidiyor, üretim yok denecek kadar az. İklim değişti, yağmur bile yağamıyor. Nasıl beslenebilir ki toprak? İşsizlik, yoksulluk, çaresizlik inanılmaz!
Bu durumda benim tasarrufum herkesin tasarrufu olmalı! Burada sadece ben’i değil, seni, bulunduğumuz iş ortamını, yaşadığımız aile fertlerini, arkadaş ve dostlarımızı, şehrimizi, ülkemizi ve dünyayı da düşünmemiz gerekir.
Almanın, harcamanın, görmezden gelmenin, atmanın, yok etmenin sınırı yok. 
Gerçekleri görmeliyiz, her gün üzerimizde bir karabasanla yaşıyoruz.

‘Çok hızlı ilerledik, ruhlarımız geride kaldı, ruhlarımızı bekleyelim’ der, yaşlı Aborjin


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder