Sevgi ve iyilik…
Kişilere göre değişen kelimeler.
Sevgi “çok sevdiğim biri” Gerçekten mi? Kim, neden, nasıl, hangi
anlamda?
“Çok iyi bir insan” kim, nasıl, kime ve neye göre?
Kullana kullana eskittiğimiz iki güzel ve değerli kelime.
Sevgi; saf, temiz, dürüst, sıcacık ruhtan aynı özellikteki ruha
yansıyan en ulvi duygudur. Sorguya hiç ama hiç gerek duyulmayan değerdir.
Gözlerin ta içinde görülen parlaklık kadar özeldir; sarar, sarmalar, yaşar,
anlatır ve anlam yükler.
23 yaşlarında iş yaşamında tanıdığım, çok iyi dost olduğum, dostluk
sevgisinden hiç şüphe duymadığım, vedalaşarak İsveç’e giden ve yerleşen, hatta
unutulmaya yüz tutmuşken bir zaman sonra telefonla arayıp “Seni hiç unutamadım,
maddi durumumu düzeltip seni gururla aramak istedim. Buraları gördükten sonra
da böyle bir ülkede, medeni, çağdaş, temiz, düzenli, dürüst, çalışkan, güler yüzlü
olan seninle yaşamak istedim. Bu sevgim seni gördüğümden bu yana hiç bitmedi ve
bitmeyecek” diyendir…
Sevgiyi anlatabileceğim o kadar güzel örnekler var ki, onlar da bende saklı!..
İyilik; bu beni en çok düşündürendir. İyiliği ortada dolaşan
birkaç konu karşılığında anlamlandırıyorsan, durmalısın! Bana göre; doğuştan
gelen, yerleştiği yerde mutlu, ölçüsü olmayan, tertemiz akan, kimsenin
görmediği bir güzelliktir. Yürek, akıl ve beş duyu organının bağdaş kurduğu yerden yaşamlara uzanan sıcacık eldir. Saftır, beklenti içinde değildir.
Annemin ölümünden sonra kuşlar da balkon etrafını terk etmiyorsa yıllardır keyif ve beklentisiz besledikleridir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder