Balkonun balkon olduğu güzelliğe (abuk materyallerle
kapatılıp, tıka basa eşya doldurup, nefes aldırılmayan), renkli çiçeklerin ılık
rüzgarda dansettiği, kuşların cıvıltıları ve hatta kediciğin doğum yaptığı
bebelerin olduğu, nefes alan mekana; Kadriye teyze ve Mine ablayı kahveye davet
ettim. Karelerime kare katıyorum.
Kadriye teyzemiz 97 yaşında (böyle insanlar daha çok
yaşasın) tüm sevimliliği ile bir şeyi hatırlamadığını sandığı yerde “yoksa be
ihtiyarladım mı?” dedi. İçten ve ne
söylediğini bilen muzip bakışları ile kırışmış yüzünde sakladığı binbir renkle “ilk
kez kahveye geliyorum, uykudan yeni kalktım (çünkü yatağından çıkarıp, getirdim
J) sana bir şey
getiremedim” diyerek, Mine ablayı yerinden kaldırıp, bana aldığı hediyeyi
getirtti. İşte eski soluklu, soylu insanlar!.. Nasıl sevmem ki…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder