17 Mayıs 2016 Salı

İstek Mi, Zorunluluk Mu?

İstanbul’u, plazayı, işimi, ortamımı, trafiğimi, koskoca anılarımı, yeni giysileri, körüklenen alımları elimin tersiyle itmek ve sade kendimce üretebildiğim yaşamda var olabilmeyi 20 yaşımdan bu yana istemişimdir. Geç kaldığım ama gene de sapsade yaşadığım bu yaşama şimdilerde adım adım yaklaştığımı hissediyorum. Belki bu, önüne geçemediğim yoğun istek, belki zorunluluk? Zorunluluklar, bu isteğimi erken kılacak, sevincim hüznüm bundandır…
Şehre, mahalleye, dolandığım sokaklara bir bir veda eder gibiyim. Evin her köşesine oturup, her köşe başını, bakkalımızı, manavımızı, kasabımızı, sevdiğim pastane, kahvehane, fırın gibi yerlere başımı uzatıp, kokusunu bir kez daha yüreğimin orta yerine yerleştiriyorum. Sanki, sanki….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder