4 Eylül 2015 Cuma

Bugünden ve Dünden

Yaşam yolculuğumda ailem dahil, karşıma çıkan güzel insanları beş duyumla dinlerken; “bir gün bende, bu bükler gibi olacağım, benden küçüklere yaşamdaki gülleri, dikenlerini, diğer çiçeklerin güzelliğini ve taç yapraklardaki polenleri, onların üzerinde dolaşan canlıları, o canlıların ne ürettiğini, mis kokularını yaşarcasına anlatacağım” demiştim.
Düşünüyorumda; o dolu dolu-dingin yapılarını, doğal ve sade yaşam anlayışlarını, idealist gönüllerini, dürüstçe yaşamlarını, dostluklarını-dostluğun erdemini, insana ve tüm varlıklara saygıyı/sevgiyi, mesleklerini icra ederken saygın duruşlarını, gözlerimle süzerek; beynimde, yüreğimde çok güzel yerler hazırlayarak saklamışım. Bugün sevgili Melike yaklaşarak, “İlayda dışarıda sizi bekliyor ve ağlıyor” dedi. İlk aklıma gelen cümle ağzımdan şu şekilde çıktı; “işte benim aşklarım…” İlayda iki gözü iki çeşme “sizi özleyeceğim”, diyerek sarılmak oldu. Bu ilk miydi, hayır değil! Gönlü açık, gözü açık insanlardan aldığım, asil yüreklerin içten dokunuşları ve yansıması hep böyle oldu.
Saklarım, tüm güzelliklerin saçlarını tel tel örerek saklarım, saklayacağım da…

Yekta Özen Güngör’ün Ar-ı Duru yazısında aktardığı gibi “Övünmeyi ve öğüt vermeyi değil, örnek olmayı yeğlerim”.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder