22 Şubat 2016 Pazartesi

İstanbullular...

Gerçek İstanbullular kaçıyor… Apartmanımızdan giden üçüncü aile bu!
Konuştuğumda; “Doğduğumuz, büyüdüğümüz yere yabancı kaldık, ya onlarla olacaksın/onlar gibi düşüneceksin ya da çekip gideceksin! Eleştirdiğimiz bu düzene çekilmek istemiyoruz” diyen, hüzün dolu gözler…

Evet, etrafa bakınca benim gibi onların da midesi bulanıyor. Alkışlamak isteyen alkışlamaya devam etsin, kentsel dönüşümü, yeni ve çok katlı, balkonsuz, ruhsuz, karanlık apartmanları ve elbette ki, söylev çeken, çözüm üretmeyen yönetenleri… Amaç; düzgün insanları yerinden yurdundan edip, bu güzel  İstanbul’a paranın gücü ile yerleşip, yabancılaştırmak, olan güzellikleri de yok etmek değil mi? Estetik mi, sanat mı, tarih mi, seviye mi, düzgünlük mü? Zaten yok olan istenemez ve sahip çıkılamaz ki… Alık bakan, dinleyen, farkına varmayan, ekmek ve makarnayla beslenen dümdüz insanlardan ne beklenir ki…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder