Sabah uyanınca, “Günaydın=gün yaydın”
sözü ne kadar anlamlıdır. Böyle sevimli sözcüklerle güne, çiçekler-kuşlar bile
eşlik ediyor.
Gün içinde, bir taraftan dünyamıza
sevinçler-keyifler katılabilirken, diğer taraftan da keyif kaçıran insanlar,
bilmişlikler, olaylar; akşama taşıyor bizleri.
Gene karanlık akşamlara “merhaba”
diyoruz, ne güzel! Böylelikle akşam hatta gece bile aydın oluyor.
Uyku gözlerimize baskı yapmadan, başımızı
yastığa bırakınca; kurduğumuz hayali masaya; kendimizi, kendimizle birlikte
birçok şeyi yatırabilsek, görüntüler ve renkler karşımıza nasıl çıkardı? O
görüntüleri, renkleri alıp ön yargısız bir şekilde harmanlasak, o harmandan
yavaşça-incitmeden kendimizi bir alsak ve çok yakınımızda tutabilsek…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder