3 Kasım 2012 Cumartesi

Sabahın akşama uzanan kolu

Gökyüzü maviliğini kaybetmeye griye dönmeye başladı. Güneşin ılıklığını kaybettiği garip bir sonbahar kızıllığı...

Sabah kadar hafif olmuyor beden, akşamın karanlığa dönen kollarında.

Başka başka duygular ruhunda el değiştiriyor. Yoğunlaşıyor yaşam odalar arasında. Yazmak istiyorsun; kelimeler kayboluyor attığın adımlar altında. Belki eskisi gibi akmıyor zaman, belki eskisi gibi kağıt-kalem dostluğu yok, belki kelimelerin gerçek anlamlarını yakalayamıyorum... Ya da anlamlar yer değiştirdi ağırlaşan duygularımda. Sevmek kadar zor geliyor yazmak. Aslında nasılda severdim insanları, ağaçları, onların gizlenmiş köklerini, renk renk çiçeklerini, masmavi denizi, elimden ekmek yiyen kuşları, tertemiz bebek yüzlerini...

Ve yazmayı, yazmak kadar okumayı...

Sabahın akşama kol uzattığı şu saatlerde, reddedişlerim veryansına mı başladı?

2 yorum: