1 Temmuz 2012 Pazar

İstanbul'un sabahında İstanbul olmak. O sükuneti ve güzelliği İstanbul sokaklarında yaşamak. Pierre Loti'de sıcak kahveyi yudumlamak ve yıllar öncesi İstanbul aşkını Loti'nin ruhunda yaşayabilmek.
Bakınca Çemberlitaş'ı görmesemde görmüş kadar hayal edebilmek?

İstanbul'un ruhu başka bir ruh hiçbir şehre benzemeyen güzellik ve çirkinlik nasılda yan yana ve içiçe...Gördüklerinle bir bütün güzelliği hayalinde yaşatabiliyorsun, uzaklarda olan aşk kadar hücrelerine yerleşmiş ve aşk kadar güzel. Baktıkların nefret duygusu kadar çirkin ve yok edici.

Bir tarafın git, bir tarafın kal derken, sabaha uyanan İstanbul nasılda masum, ışıltılı, sevecen ve şefkatli.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder